Başyazarımız Meriç Enercan, Sivasspor ile kendi evinde 0-0 berabere kalan Gençlerbirliği'ni enine boyuna Klasspor mikrofonlarına değerlendirdi.
Başyazarımız Meriç Enercan'ın, Gençlerbirliği Teknik Direktörü Mesut Bakkal'ın oyun anlayışını, takımın genel durumunu ve sahadaki oyun hakkında yaptığı açıklamadan derlenenler Klasspor farkıyla sizlerle...
İşte açıklama:
"Gençlerbirliği ve Sivasspor açısından çok önemli bir karşılaşmaydı. Kazananın çok şey elde edeceği maçta, iki takım da 2 puan kaybetti. Havadaki dengesizlik sahaya da dengesizlik olarak yansıdı. İyi futbol yoktu ama iyi bir mücadele vardı. Ancak maçın son 10 dakikası keyif verdi. Son dakikalarda bol pozisyon oluştu. Gençlerbirliği’nin belki de 3-0 kazanabileceği; aynı zamanda kontra ataklardan 2 gol yiyip kaybedebileceği bir maçtı. İptal edilen goller, çizgiden çıkarılan pozisyonlar, kalecinin kurtardığı toplar, direkten dönen vuruşların olduğu bir maç oldu. Böyle bakınca seyircilerin keyif alabileceği bir maçtı. Yalnız bu pozisyonlar son 10 dakikada oldu. Geride kalan 80 dakika boşa geçti.
"Mesut Bakkal'ın eski oyun anlayışını tercih ederim."
Mesut Bakkal’ın takıma gelmesiyle bir şeyler fark etmiş gibi. Ersun Yanal sonrası Mesut Bakkal ile bu dönemli Mesut Bakkal arasında tedbir farkı olduğu göze çarptı. Son 10 dakika dışındaki Gençlerbirliği gol yememek ve savunmak için sahada gibiydi. Son 10 dakikada “atarsak kazanırız” bilincine vardılar. Mesut Bakkal’ın takımları genelde daha çok hücum ederlerdi ama Mesut Bakkal’ın son döneminde” işi garantiye almak” gibi bir sistem oluştu. Mesut Bakkal’ın bu dönemi için Ustalık çağı diyebiliriz. Eski Mesut Bakkal’ın oyun anlayışını, son dönemdeki Mesut Bakkal anlayışına göre her zaman tercih ederim. Çünkü; Ersun Yanal’ın izi odur. Güzel olan da odur. Son dönemdeki garantici anlayış sadece 1 puan getirir. Daha fazlası da olmaz.
"El Kabir, yoruldu ve istediklerini yapamadı"
El Kabir, santrafor gibi gözükse de kontra atak santrforu gibi oynadı. Topu alıp arkadaşlarına servis ettikten sonra geri alacak bir görüntüsü yoktu. Topu alıp gidip kaleye vurmak gibi anlayışı vardı. Bunu da ne kadar iyi başardı, o da tartışılır. Bence bunu da çok iyi başaramadı. Maçın başında diri iken bunları yapması daha kolaydı. Maçın sonlarında yorulduğu için bunları da yapması daha zor oldu.
"Ne pahasına olursa olsun saldırmak ve kazanmak en güzelidir."
Geçmişte bir yerlere gelirken daha cesur olup gözü karartabiliyorsun ama bir yerlere geldikten sonra orada kalmak için biraz daha tedbirli bir oyun anlayışı takıma yansıyor. Korkak değil ama kontrollü oyun daha popüler hale geliyor. Ne pahasına olursa olsun saldırmak ve kazanmak en güzelidir. Bunun sonunda kaybetme ihtimalin de var ama kazanma ihtimali her zaman daha yüksek olur. Mesut Bakkal’ın direktörlüğe başladığı ilk dönemde Ersun Yanal’ın izi vardı. Tecrübeye ulaştıktan sonra elde en az 1 puan olsun anlayışı ne yazık ki büyük etken oluyor. Bu da seyirci ve izleyici açısından çok keyifli olmuyor."
Okuyucuların Tercihi
Copyleft 2015 - klasspor.com. "İnsan beyninin ürettiği hiçbirşey bize ait değildir." Klasspor editörleri ya da yazarları tarafından üretilmiş tüm haberleri, yazıları, fotoğrafları ve videoları sormadan, kaynak göstermeden kullanabilirsiniz.Kaynak gösterirseniz o sizin güzelliğiniz olur. Göstermeyene küfür, gösterene teşekkür etmiyoruz.
klasspor.com basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Sitemizde yapılan tüm yorumlardan yazarları mesuldür. Boşuna hukuki süreç yaşamamak için biz kontrol etmeye çalışıyoruz ancak gerekli durumlarda IP adresleri "Aman tanıdıktır" diye düşünülmeden savcılara verilebilir.