Gelenektendir, A Milli Takım için işler kötü gittiğinde, ki genelde öyle olur, öncelikle kadro seçimi eleştirilir. Teknik direktörün yaptığı seçimler kabul görmez, her sohbet ortamında ligde daha iyi performans gösteren oyuncuların göz ardı edildiği ve İstanbul takımlarının futbolcularının maçlarda bir varlık gösteremese dahi yerlerinin hazır olduğundan bahsedilir. Her ne kadar 'Milli Takım futbolcusu' gibi bir kavramı nasıl olduysa da oluşturduysak, bu eleştiri öbeğini de gazetecisinden tut, kahvedeki sigaradan bıyıkları sararmış adama kadar biz oluşturduk.
Abdullah Avcı bu göreve soyunduğunda, naçizane, ufak da olsa bir şeylerin değişebileceğini düşünenlerdendim; yanıldım. Sonuçta beklentileri büyütmek Türk olmanın yapıtaşlarından. Fakat her sene dişini tırnağına takıp, rüyalarını süsleyen o forma için çabalayan futbolcuların hayallerinin her kadro seçiminde suya düşmesinin ne demek olduğunu da kendisinin açıklaması gerekir.
Planlı ve sistemli bir milli takımdan bahsedenler Eskişehirspor-Karabükspor karşılaşmasını izlediklerinden de bahsedebilirler mi' Alper Potuk'un 70 dakika boyunca sahada nasıl bir varlık gösterdiğinden söz edebilirler mi' Bu sorunun cevabı 'Televizyonda ne izliyorsunuz' sorusuna 'Genelde belgesel izliyorum' demekle eşdeğer oranda.
Hep Avrupa'daki liglere özenen, Mesut Özil'i elden kaçırdıktan sonra, acısını çıkartmak istercesine gurbetçilere saldıran ve bunu da yedi maçta sadece 10 dakika görev almış bir adamla sağlamaya çalışan bir sistemle bir nesil yaratılacaksa ben de Alper Potuk'la şah çekerim o zaman. Ya da Soner'le, ya da Hurşut'la veya Onur Kıvrak'la. Çünkü onlar en az Emre Çolak, Aydın Yılmaz, ya da Jem Karacan kadar kadroya çağrılmayı hak ediyorlar.
O meşhur sistemimize bu isimler entegre edilmediği zaman, oyuncunun İstanbul'a kaçmak istemesi en doğal hakkı. Bu uçurumu siz hazırlıyorsunuz çünkü ona. Büyük takım küçük takım ayrımını yapa yapa, o adaletsizliği sağlaya sağlaya Alper'i ve Alper gibileri küstürüyorsunuz, bizi de o meşhur 'dilenci' tabirinize sürüklüyorsunuz.
Alper Potuk zamanı geldiğinde Türkiye forması giyebilir. Tıpkı Fenerbahçe'ye transfer olduğunda milli takıma yükselen Egemen Korkmaz, Hasan Ali Kaldırım gibi. Ya da Galatasaraylı olduğu için doğuştan şanslı olan Emre Çolak gibi. Hurşut Meriç Gençlerbirliği'nde kanatta oynayan sıradan bir adam çünkü, Onur Kıvrak'ın suçu Trabzonspor'un kalesini koruması.
Aslında George Orwell bize ideolojiyi zamanında çok güzel özetlemiş: 'Herkes eşittir ama bazıları diğerlerinden daha eşittir.'
Okuyucuların Tercihi
Copyleft 2015 - klasspor.com. "İnsan beyninin ürettiği hiçbirşey bize ait değildir." Klasspor editörleri ya da yazarları tarafından üretilmiş tüm haberleri, yazıları, fotoğrafları ve videoları sormadan, kaynak göstermeden kullanabilirsiniz.Kaynak gösterirseniz o sizin güzelliğiniz olur. Göstermeyene küfür, gösterene teşekkür etmiyoruz.
klasspor.com basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Sitemizde yapılan tüm yorumlardan yazarları mesuldür. Boşuna hukuki süreç yaşamamak için biz kontrol etmeye çalışıyoruz ancak gerekli durumlarda IP adresleri "Aman tanıdıktır" diye düşünülmeden savcılara verilebilir.